7 Adımda Beyninizi Güçlendirip Hafızanızı Geliştirecek “Holistik Öğrenme” Metodu

Holistik Öğrenme Nedir? 7 Adımda Hafızanızı Güçlendirin

holistik-ogrenme

Holistik Öğrenme Nedir?

Kişinin iç dünyası, ailesi, sosyal çevresi, tüm bilinç düzeyleri ve öğrenme stilleri bir bütün olarak ele alınır, değerlendirilir. Böylelikle sistem kalıcı öğrenme sağlar.

Kısaca “Bütüncül Öğrenme” olarak adlandırılan bu sistem eskimiş yöntemlerle öğrenmeye harcayacağınız zamanı minimize ederken keyifli ve kalıcı öğrenmeyi sağlar. Sistemin özünde, bireyin kendi potansiyelini gerçekleştirmesi hedeflenmektedir.

29685

Bu Sistem Farklı Zeka Türlerini Dikkate Alır Mı?

Bu öğrenme modeli, temsil sistemlerine bakılarak ve özel testlerden yararlanılarak kişinin yatkın olduğu zeka türünü belirler. Bireyin sayısal ve görsel zekası diğer zeka türlerinden daha baskınsa “Holistik Öğrenme”, kullandığı ve kullanmadığı zeka türleri arasında bir denge ve bütünlük oluşturup, her açıdan öğrenmenin gerçekleşmesini sağlar.

Klasik Öğrenme Modellerinden Farkı Nedir?

Holistik öğrenmenin klasik öğrenme biçimlerinden farkı; bilinçle bilinçaltını, aileyle çocuğu, sağ beyinle sol beyni, bilgiyle bireyi bütünleştirmesidir. Ayrıca, öğrenme sürecindeki bireyin ruhen sağlıklı ve mutlu olması sonucu çok etkiler. İşte “Holistik Öğrenme” metodu bütün bu ayrılıklara son vererek öğrenme sürecini kolay, kalıcı ve keyifli hale getirir.

2014-04-21-7-surprising-benefits-you-get-from-listening-to-more-music-2-fb-2

Bu Metodun Başarıya Katkısı Nedir?

Başarısızlığın temel nedenleri arasında; yetersiz ve plansız çalışma, yoğunlaşamama, kaygılar, aşırı beklenti, motivasyon eksikliği gibi nedenler sayılabilir.

Bireyin kaygısını, telkin ve teknikler yardımı ile yok ederek başarıya olan bakış açısı değiştirilir. Kendisine olan güvenini tam olarak sağlayan bireyin, istekliliğine bağlı olarak başarı oranının giderek yükseldiği gözlenmiştir.

İşte 7 Adımda Holistik Öğrenme;

1. Tekrar Etmek

Düzenli tekrar, alınan bilginin beyne iyi yerleşmesini sağlar. İlk tekrarı 10 ila 20. dakikada yapmak gerekir. Daha sonra 24 saatlik periyotta tekrar edilirse (zor bir konu ise 1 hafta, 1 ay sonra da tekrar edilmelidir) uzun süreli hafızamıza kaydedilir ve gerektiğinde hatırlarız.

2. Bilgiyi Kendi Beyin Modeline Göre Yorumlamak

Bilgiyi kendi düşünce formatımızla ve kendi kelimelerimizle ifade edip, yani bir başkasına aktarmaya çalışmak da bilginin hafızaya daha iyi yerleşmesini sağlar. Çok basit bir örnek vermek gerekirse, aklınızda tutmanız gereken 35 rakamını, 35 yaşındaki bir tanıdığınıza benzeterek yorumlayabilirsiniz.

concept-1868728_960_720

3. Bilgiyi Yazarak Düzenlemek ve Kategorize Etmek

Bilgiyi kategorize etmek ve bunu yazarak yapmanın hafıza kaydının sağlıklı yapılması adına büyük yararı vardır. Kağıda geçirirken düşüncelerin göz ile algılanması, gerektiğinde kolaylıkla göz atılarak hatırlama sürecini sağlar. Bilgiyi pekiştirmemizi, en önemlisi beyne bu konuya değer verildiğini kanıtlaması, en önemli yararlarındandır.

4. Bilgiyi İşe Yarar Hale Getirmek

Alınan bilgiler kişisel duygularla etkileşime girmedikçe yabancıdır ve tam olarak kullanılamaz. Yani kişinin bilgiyi kendi kullanımına hazır hale getirmesi gerek.

Örneğin, bir problemin çözümünü öğretmenden dinlediniz. Ama benzer bir problemi tek başınıza çözmeye çalışmadıkça öğrendikleriniz tek kanallı kalır, zayıf bir kayıt olur bir işe yaramaz. Problemin mantığını ve ana hatlarını doğru kategorize edip, beyindeki birçok eski bilgiyle ilişki kurmasını sağlarsak, benzer problemleri çözmek kolaylaşır.

alone-2477758_960_720

5. Birbirine Bağlama Yöntemi

Bu teknik hatırlamak istediğimiz şeyleri, çok abartılmış ve tuhaflaştırılmış bir hikaye kurgusu içinde beynimize almayı öngörmektir.

Alışverişe gidiyorsunuz ve listenizde tam 7 adet ürün var: Ekmek, süt, yumurta, limon, portakal, şeker, ton balığı. Bunları bir kağıda yazmak yerine zihninizde saçma bir hikaye oluşturuyorsunuz. Örneğin; Ton balığı yumurtasının yanında şeker portakallı ekmek yerken limonata içmek… Bu teknik, beynin sağ lobunu çalıştırmaya yöneliktir. O yüzden hikayenizin olabildiğince abartılı, canlı ve süslü olmasına dikkat edin.

6. Sayılar ile Şekilleri Eşleştirme Yöntemi

Bu teknik, 1’den 10’a kadar sayılarla belirli sözcüklerin ve resimlerin eşleştirilmeleri temeline dayanır. Bu sistem, elbise dolabına asılmış askılara benzetilebilir. Sayı ve şekiller askıları oluşturur. Ama ona asılan elbiseler değişebilir. Burada dikkat edilmesi gereken konu, şekil ve sayının biçim olarak birbirine benzemeleri zorunluluğudur.

Örneğin, karpuz sözcüğünü aklınızda tutabilmek için, onu eşleştirmiş olduğunuz 3 sayısını şekilsel olarak simgeleyen tarak şekliyle uyumlu bir hikaye oluşturmanız gereklidir. Bir kızın elindeki çatalla karpuz yerken diğer elinde tutuğu tarakla saçlarını taradığını tasarlayabilirsiniz.

Bu teknik hem yaratıcı yanımızı belirginleştirir, hem de beynimizin daha fazla bölümünün kullanıma açılmasını sağlar. Bu tasarladığımız hikayenin abartılı, absürt olması hatırlanması istenen şeye özel bir anlam kazandırır, dolayısıyla hatırlamamız kolaylaşır.

lyrics-1099741_960_720

7. Sayılar ve Sesleri Eşleştirme Yöntemi

Burada şekiller yerine sesleri kullanırız. Örneğin, üç sayısına aynı ses tınısını veren uç ile eşleştirebiliriz.

Bir Bira (Bira İçen Adam)
İki Kiki (Kıkırdayan Kızlar)
Üç Uç (Uçan Bir kuş) gibi…

Zilan Doğan

Zilan Doğan

aşka aşık, kendiyle barışık, az biraz inatçılığından muzdarip, her bulduğunu okuyan, her fırsatta ağız dolusu gülen, şükretmeyi bilen sıradan biri.
Zilan Doğan

Ekleyen Zilan Doğan

aşka aşık, kendiyle barışık, az biraz inatçılığından muzdarip, her bulduğunu okuyan, her fırsatta ağız dolusu gülen, şükretmeyi bilen sıradan biri.

Yorumlar