Çağdaş Sanat Kadını “Füreya Koral”

fureya-koral

Türkiye’nin ilk kadın seramikçisi ve çağdaş seramiğin öncüsü olan Füreya Koral, 1910 yılında İstanbul Büyükada’da dünyaya gelir. Büyükada o yıllarda onlarca Osmanlı ailesinin gönüllü sürgün yeridir.

Füreya’nın babası, Atatürk’ün silah arkadaşlarından General Emin Koral, annesi ise Şakir Paşa’nın büyük kızı Hakiye Hanım’dır. Füreya Koral’ın çocukluk çağı, yeşillikler içinde bulunan kocaman bir ahşap konakta, yakın akrabalarının arasında geçer. Yetiştiği ortamdaki neredeyse tüm aile fertleri sanatla ilişkili insanlardır. Füreya’nın sanata ilgisinin olması kaçınılmazdı.

füreya koral büyükada evi ile ilgili görsel sonucu

1914’de Füreya’nın büyük babası Şakir Paşa bir kaza sonucu ölür. O sırada Birinci Dünya Savaşı başlamıştır. Türkiye savaş, işgal, acı ve ıstıraplarla iç içedir. Osmanlı İmparatorluğu çökmek üzeredir. Yine de Füreya ve teyzeleri Fahrünissa ile Aliye, önce özel öğretmenlerden ders alırlar, sonra da bir Fransız okulu olan Notre Dame de Sion’a gönderilirler. Müzik, resim, edebiyat dünyası içinde yetişen Füreya Koral, yüksek öğrenim için felsefeyi seçer. Bir yandan da Macar asıllı Prof. Berger’den de keman dersleri alır. Prof. Berger’in ona sanatı aşılayan ve öğreten en önemli kişilerden biri olduğunu söyler sanatçımız.

füreya koral ailesi ile ilgili görsel sonucu

(Şakir Paşa ailesi)

İlk kez 9 yaşında tanıştığı Atatürk’e ilk gördüğünden beri hayran olan Füreya, yıllar sonra Kılıç Ali ile gerçekleşecek evliliği dolayısıyla Atatürk ile aynı yemek sofrasına defalarca oturma fırsatı bile bulacaktır.

Füreya için en özel anılarından biri de, on altılı yaşlarda iken, babasının silah arkadaşı olan Mustafa Kemal Atatürk ve eşi Latife Hanım’ın, Füreya’nın ailesine bir ziyaret yapmasıdır. Füreya Koral, yemekten sonra Atatürk’e kemanıyla bir konçerto çalmış, kendisine yapılan müthiş övgülerden sonra, anı defterine Atatürk’ün bir şeyler yazmasını rica etmiştir. Atatürk de: “Füreya hanım görüyorum ki siz çok çalışkan bir insansınız. Millet sizden çok şey bekliyor. Siz çalışmalı ve bir şeyler vermelisiniz memlekete” diyerek Füreya Koral’ın arayışlarına, üretme isteğine en temel zemini hazırlamıştı.

füreya koral ailesi ile ilgili görsel sonucu

Eşi ile Ankara’da yaşayan Füreya, Atatürk’ün 1938 yılında hayatını kaybetmesinden sonra İstanbul’a taşınır. Teyzelerinin sanat ortamı onu yeniden içine çekmeye başlar.Ancak verem yine de Füreya’yı bulur. Bu aşamadan sonra yıllarca sürecek bir tedavi süreci başlayacaktır onun için. İsviçre’de tedavi için iki yıl kadar sanatoryumda yatar.

Leysin’de 1947’de hasta yatağında yatarken Aliye teyzesinin “oyalanması için” getirdiği plastik hamurlarla seramik yapmaya başlar. Bu arada özel resim dersleri alır. Seramik üzerine kitaplar aldırtır ve tekniklerini öğrenir. Bir yandan hastalığı ile boğuşur, bir yandan da seramik aşkının ortaya çıktığını görür.

füreya koral seramik eserleri ile ilgili görsel sonucu

1950 yılı geldiğinde seramiğin sanat olarak algılandığı Paris’e gider, burada ünlü seramikçi Serre’nin desteğiyle bulduğu özel bir atölyede çamuru yoğurup şekillendirmeye başlar. Tüm ilgisi ve merakı artık budur.

Füreya Koral, Paris’te 1951 yılında üç boyutlu, çoğunluğu duvar panolarından oluşan ilk seramik sergisini açar. Paris’teki sanat eleştirmenlerinden ve sanatçılardan olumlu eleştiriler alır. Füreya’nın sergisinden bir eleştirmen, “Füreya’nın, bu Türk sanatçısının sergisi, Doğu ile Batı kültürünün bir sentezidir.” diyerek Füreya’nın sanatına dikkatleri çeker. Türkiye’ye döndüğünde ikinci sergisini 1951’de İstanbul’da, Türkiye’nin ilk sanat galerisi olan Maya Sanat Galerisi’nde açar.

 

füreya koral seramik eserleri ile ilgili görsel sonucu

 

Seramiğe kendini bu kadar kaptırması onu bir bakıma yalnız bir kadın yapar. Eşi Ali Bey ile boşanır, Şakir Paşa apartmanına yerleşir ve burayı atölyesi haline getirir. Yaşar Kemal’den, Ahmet Hamdi Tanpınar’a, Bedri Rahmi Eyüpoğlu’ndan Abidin Dino’ya ve dayısı Cevat Şakir Kabaağaç’a kadar dönemin ünlü edebiyatçı, sanatçı, kültür ve düşünce insanlarını atölyesinde ağırlar Füreya.

İlk uluslararası seramik ödülünü 1955 yılında alır. Türkiye’nin ilk seramik atölyesini de Füreya Koral kurmuştur.

Önemli başarılarına yenilerini ekler, uluslararası ödüller alır. 1957 yılında Rockfeller bursuyla Güney Amerika’ya gidip burada Maya ve Aztek kültürünü inceleme fırsatı bulur. Bu sanat gezileri onu her geçen gün daha da geliştirir.

füreya koral ile ilgili görsel sonucu

1997 yılında, 87 yaşında vefat ettiğinde geride, ölümsüz eserler ve atölyesinde yetiştirdiği onlarca yetenekli seramik sanatçısı bırakmıştır.

Saygı ve minnetle…

Ekleyen Merida

freud tanısaydı severdi beni!

Yorumlar