Çemberimde Gül Oya Dizisinden Akıllara Kazınmış 6 Replik

cemberimde-gul-oya

Çağan Irmak tarafından yönetilen tarihsel bir dizi olmasının yanı sıra; bize duygusallığı en saf haliyle yaşatan “Çemberimde Gül Oya” dizisinden replikler sunuyoruz. 2004’te başlayan dizi, 40 bölüm sürerken bizde bıraktıkları hala içimizde.

dizi2

1. -Okumaya devam et. Belki bir gün sen de güzel hikayeler anlatırsın insanlara, bugünleri anlatırsın.

– Ama bu çok zor, ya unutursam?

– Çocukken yaşadıklarını hiçbir zaman unutmazsın. Çünkü hafızanın en temiz, en güçlü olduğu zamanlardır çocukluk. Büyüyünce bugünleri unutma. Kitapların yakıldığı, insanların fikirleriyle suçlandığı bugünleri unutma. Unutma ki anlatabilesin bunları. Türkiye’yi sevmeyi anlat birilerine. Birileri bunu hep yanlış anladı çünkü…

– Ya beni de yanlış anlarlarsa? Ya beğenmezlerse?

– Olsun, sen gene de bir hikaye anlat. Beğenen, inanan birileri çıkacaktır elbet.

dizi1

2.  “Nasıl bir şey bu biliyor musun, hani böyle karanlık bir gecede ıssız bir yokuşu tek başına inerken bir köşeyi dönersin de deniz çıkar ya karşına, sonra o denizde bir gemi belirir. Şıkır şıkır ışıklarla geçip gider. Sen sevinirsin, hiç nedensiz ama, sonra için kıpırdar ya hani, öyle işte. Seni tanıdığımdan beri bir gemi geçiyor içimden, hep ama…”

dizi

3. Mehmet : Git, tanış çocuklarla konuş onlarla. Onlara güzel kitaplar oku. Ülkelerini, kendilerini, kardeşliği anlatan güzel kitaplar oku. Onlara Küçük Kara Balık’ı anlat, Bir Şeftali Bin Şeftali’yi, Küçük Prens’i.. O zaman belki ben de oralarda bir yerlerde olurum.

Yurdanur : “Cemrenin suya düştüğü ilk geceydi. Nine balık bin tane yavrusunu ve torununu başına toplayıp onlara Küçük Kara Balık’ın hikayesini anlattı.”

Mehmet : Elimde olsa dünyadaki bütün çocuklara bu hikayeyi okumak isterdim.

17-sihirli-sozcukler

4. “Bazılarımızın hayatı böyle işte; darmadağınık, yarım yamalak..
Öyle bir şehirde yaşıyoruz ki, bak ne ordayız ne orda…
Bir deniz koca bir şehri bile ortasından ikiye bölüyor.
İnsan nasıl tam olsun ki.”

dizi

5. “Yoksa kuşu kafesin içinde görünce canın mı sıkıldı? Üzme kendini Zarife. Hepimiz bi kafesin içinde değil miyiz? Bazımızın ki büyük, bazımızın ki küçük kafes. Misal benim kafes İstanbul kadar, dışarı çıkamıyorum. Senin ki bu oda kadar, biri gelse kapını açsa yine de çıkmıyorsun dışarı. Kuş kadar yiyorsun, kuş kadar içiyorsun ama onun kadar konuşmuyorsun.”

dizi3

6. “…Kimse Kerem ile Aslı’nın aşkında mantık aramaz, Ferhat ile Şirin’inkinde, Külkedisi ile prensinkinde.. Bazıları ille de mantık diyebilir. O zaman aşktan vazgeçmek gerekir. Çünkü aşk, bedeni ve ruhu özgür bırakır. O kadar özgür bırakır ki, yer çekimine karşı koyabilir, yerden yükselebilirsin. Tek lokma yemeden karnını doyurabilirsin. Bir insanın gözüne bakıp içine yolculuk edebilirsin. Bana bunların tekinin mantıkla herhangi bir ilgisini söyleyebilir misin?”

turk-televizyon-tarihi

Ekleyen Beril Irem Sezer

yazar mı yazar at filoji.com

Yorumlar