Daha İyi Bir Yaşam Sürmek İsteyen Zeki İnsanlar İçin Sokrates’ten Beyni Açan 7 Felsefe

beyin

Her ne kadar Sokrates’in yaşadığı dünya bir çok değişime uğramış olsa da, huzurlu ve daha mutlu bir hayat sürdürebilmek adına verdiği tavsiyeler hala daha geçerliliğini korumaktadır.

1. Gerçek bilgelik hiçbir şey bilmediğini kabul etmektir

Eğer ‘’ben bunu zaten biliyorum’’ gibi bir edayla hayata yaklaşıp, kendinizi bilginin uzmanı, işin ehli olarak addederseniz geriye öğrenecek hiçbir şeyiniz kalmaz. O halde zihninizdeki duvarları kaldırın, bir yerlerde yanılıyor veya yanlış olabileceğinizin farkına varın. Ancak böylelikle öğrenmeye hazır hale gelebilirsiniz. Öte yandan ne kadar çok şey bilirseniz bilin, keşfedilmeyi bekleyen koca bir evren her zaman var olacaktır.

beyin

Hayatınızda farklı tecrübelere ve farklı düşünce yapılarına sahip çeşitli insanlarla karşılaşırsınız. Örneğin aynı gün içerisinde hem bir fabrikatörle hem de işsiz biriyle tanışabilirsiniz. Her iki taraftan da bir şeyler öğrenmeye, her iki tarafın da sorunlarını anlamaya ve onların sorunlarını çözmeye istekli olmalısınız.

2. Güçlü beyinler fikirleri, vasat beyinler olayları, zayıflar insanları tartışır

Dedikodu yapmak veya düşük seviyeli tartışmaların bir parçası olmak sizi yukarıya taşımaz. Bu tür olaylar dar görüşlü insanlara aittir ve yapıcı olmayan şeylerdir. Zira güçlü beyinler herkese daha iyi koşullar yaratacak değişimler ve değişik fikirler üzerinde kafa yorar.

v-for

Creedy: Öl! Öl! Neden ölmüyorsun? Neden?

V: Bu maskenin altında et ve kemikten daha fazlası var. Bu maskenin altında bir fikir yatıyor. Ve fikirler Bay Creedy, fikirler kurşun geçirmezdir.

-V for Vendetta

3. Aza kanaat etmeyen çoğu hiç bulamaz

facebook-yemek

Bazı insanların büyük bir ‘’açlığı’’ vardır. Bu açlık onları hep daha fazlasını istemeye iter. Bu istek veya arzu kontrolden çıktığı vakit bunun adı ‘’açgözlülük’’ olur. Öte yandan, belki daha fazlasına sahip olmak iyi bir şey olabilir, ancak öncelikle sahip olduklarınızla yetinmeyi bilmelisiniz. Çünkü her şeye sahip olmak veya olamamak bir hayat memat meselesi değildir. Sahip olduklarıyla yetinmek yerine hep daha fazlasını isteyen birisi, bu döngünün içinde sıkışıp kalacağından mutluluğa da bir türlü erişemeyecektir. Elimizde olan şeyler için şükretmeli ve onların kıymetini bilmeliyiz. Zaten evren bir şekilde bizi daha fazlasıyla ödüllendirecektir.

4. ‘’Gnothi Seauton’’ (Kendini Bil)

Kendimizi bilme yollarından bir tanesi inanç sistemimizi irdelemektir. İnançlarımız bilinçaltımızın bir parçasıdır ve bu inançları kabullenmeden önce onlara eleştirel bir şekilde yaklaşıp, onları sorgulama zahmetine pak nadir katlanıyoruz. Bu yüzdendir ki inançlarımıza zıt düşecek herhangi bir bahsin açılmasına tahammül edemiyoruz. Peki böyle yaparak inanç sistemimizde neyin sorun yarattığını nasıl anlayabiliriz? Bu noktada psikolojik bir testten yararlanabilir, meditasyon yapabilir veya daha kolay bir yol olarak öz-gözlemde bulunabilirsiniz. Burada önemli olan nokta, suçlayacak birilerini bulmak yerine sorunlarınızdan bir an evvel kurtulma isteğinizin olmasıdır.

güçlü kadın

Diğer bir taraftan, ilişkinizin olması veya yoğun bir çalışma programınızın bulunması her zaman sorunlarınızın temelini oluşturmaz. Ancak eğer sorunlarınızın %99’unun bundan kaynaklandığını düşünüyorsanız, o zaman bunları kabul etmeli ve düzeltmek için çaba harcamalısınız.

Kendi kendinizi hisleriniz ve düşünceleriniz üzerinden gözlemlemelisiniz. Sizi körü körüne bağlayan, aşağıya çeken inançlarınızdan kurtulmayı denemelisiniz. Ne olursa olsun, tüm sorunlarınızın çözümü iç dünyanızda bulunmaktadır.

5. Savaşlar bedenimiz ve onun arzularından ortaya çıkar

Shakespeare’in hayat verdiği Iago’nun da dediği gibi ‘’bedenimiz bahçemiz, irademizse bahçıvanımızdır’’. Tüm savaşlar bir varlık elde edebilmek adına yapılmaktadır. Varlıklı olmak istememizin sebebiyse bedenimizdir. Çünkü bir yerde hepimiz bedenimizin hizmetinde çalışan köleleriz.

kadın

İnsanın bedenine hizmet görevinin esası olan bu bitmek bilmeyen zenginlik ve varlığa sahip olma aşkı, dünyada bugün varolan kötülükleri filizlendirmektedir. Savaşlar öyle ya da böyle varlık ve güç arayışı sebebiyle ortaya çıkmaktadır. Hiçbir kalıcılığı bulunmayan varlık ve güce sahip olma iştahı, insanları dünyayı kan gölüne çevirmeye itmektedir. Bedenlerimize hizmet eden bu anlayışın üstesinden gelebilecek, ‘’bahçıvan’’ tarafını ön plana çıkarbilecek, kendi mevcudiyetini savaşla veya zenginlikle bağdaştırmayacak insanlar huzur ve refah dolu bir hayatı da ciğerlerine çekebilecektir.

6. Dualarımız çoğunlukla şükretmek üzerine olmalı

Belki de hemen hemen hepimiz kendimiz için neyin en doğru, neyin en iyisi olduğunu biliyoruz. Bu yüzden de bunları elde edebilmek için dua ediyoruz. İşte tam bu noktada eski İbranice bir söz devreye giriyor: ‘’ne dilediğine dikkat et; ya kabul olursa?’’. Bu sözün altında derin bir mesaj yatıyor aslında. Ettiğimiz duaların bizim için iyi mi yoksa kötü mü olduğunu en iyi bilen Allah’tır. Buradaki nüansı yakalarsanız, Ona gerçekten neden ‘’dua’’ ettiğimizi de anlayabilirsiniz. Sonuç olarak bırakın bizim için en doğru olan şeye Allah karar versin.

mutlu kadın

7. En büyük arzular en yıkıcı nefreti beraberinde getirir

Yoğun bir arzuya sahip olmak iyi bir motivasyon aracı mıdır? Cevabı hayır. Çok yoğun olan arzular genellikle bizi yarım bırakır. Öte yandan çok yoğun raddede yaşanan bu hisler beraberinde de nefret veya öfke gibi diğer yoğun hisleri getirebilmektedir. Bunlar, uzun vadede ‘’istikararlı’’ ve güçlü bir hissiyat evreni içinde yaşamamız adına bizlere engel olabilir.

bagiran-adam

Duygular güzeldir ancak belirli bir sınıra ihtiyaçları vardır. Kendimizi tutku ve arzularımıza tamamen teslim edersek diğer insanları küçük görmeye ve kibirli olmaya başlarız. Şefkat ve merhamet yetilerimizi kaybeder, görüşlerimizi ve yargılarımızı karanlık bulutlara teslim ederiz..

Ekleyen Çağdaş Yıldız

Çağdaş Yıldız

Az biraz şair olan; dünyalı, şen şakrak birisi.

Yorumlar