Göz Teması Nasıl Olmalı? İyi Bir Göz Kontağının Sırrı

goz-temasi

Gözler muazzam bir güce sahiptir, böylece göz teması diğer insanlar üzerinde neredeyse büyülü bir etkiye sahip olabilir. Tabii ki herkesin gözlerine derinlemesine bakarak dolaşamazsınız; mesela gülümsemek gibi. Göz teması da içeriğe bağlı olarak her türlü sinyal gönderebilir. Bu sebeple nasıl kullanılacağını bilmelisiniz. Sözlü ve sözsüz sinyaller birbirine karşı olduğunda, sözsüz sinyallerin diğerine oranla 5 kat fazla inandırıcı olduğunu bilinmektedir. Gözümüz sadece söylediklerimizden daha güçlü sinyaller göndermez, aynı zamanda yüzümüzün geri kalan kısmıyla bir araya geldiği kadar bilgilendirici olabilirler.

Bazen sadece gözü bazen tüm yüzü görerek fotoğraflardan duyguları okumaya çalışan bilim insanları Baron-Cohen (1997); karmaşık zihinsel durumlar için, gözü tek başına görmek ağzı tek başına görmekten daha iyi sonuç verdiğini ve yüzün geri kalan kısmı kadar bilgilendirici olduğunu söylüyor.

goz-kontagi

Göz Teması Nasıl Kurulur ?

Doğrudan göz teması kurmak duruma bağlı olarak normaldir. Örneğin, bireyler gruplardan ziyade bire bir konuşurken genellikle daha fazla doğrudan göz teması kurarlar. Gruplar halinde çalışan insanlar yaklaşık 3-5 saniye doğrudan başka birine bakma eğiliminde olurken birebir olduğunda bu 7-10 saniyelik kısa bakışlara dönüşür. Bazı teknolojiler kullanılarak yapılan araştırmalara göre, insanların konuşmalarda zamanının %30 ile %60 arasında göz teması kurmalıdır. Göz teması genellikle karşı tarafı dinlerken konuşmaya oranla daha az olur. Eğer sizin göz temasınızın süresi bu değerlerden düşükse sohbete yeterince ilgi duymuyor olabilirsiniz, eğer fazlaysa fazla önem veriyor olabilirsiniz.

goz-goze

Uzun Süre Bakışmak

Yanlış bağlamda olsa da, bir sevgilinin uzun süre bakışı kötü bakışlara dönüşebilir. Bir çalışmada, katılımcılara alakasız bir test verilirken, araştırmacı kişi insanlara çok dikkatlice ve derin bakışlar attı. İnsanlar bunu test performanslarını düşüren rahatsızlık uyandırıcı bir bakış olarak nitelendirdi.

Göz temasının nasıl değerlendirileceği kültürlere de bağlıdır. Örneğin, Doğu Asyalılar genellikle karşıdan göz temasını daha az bekler. Yakın tarihli bir çalışmada şu tespit yapıldı: “… bir Doğu Asya kültürünün bireyleri, bir Batı Avrupa kültürünün bireylerine kıyasla göz teması kurarken yüzü, erişilemez ve tatsız görülür.” Mesela, Japonlar, göz temasından kaçınmayı saygı göstergesi olarak görürken, Batılılar bu durumu aldatıcı ve güvenilmez olarak yorumlayabilirler.

bal-rengi-bir-goz-576x360

Kültürel farklılıklar olmasına rağmen, insanlar başkaları ile göz teması kurarken birçok yargıda bulunur. Batılılar genellikle göz teması kuranlara karşı kendilerini güvende hissetmektedirler. Aynı zamanda bunu, daha güçlü gözlemcilik, daha güçlü liderlik yetenekleri ve güç ile ilişkilendirirler. Yapılan araştırmalarda gerçekten de öz saygısı olan ve daha fazla güç sahibi kişiler karşısındakiyle göz temasını daha uzun tutmaktadırlar.

Yalan söyleyenler daha çok göz teması kuruyor

Ancak tüm bu araştırmaların yanı sıra göz teması hakkında kafa karışıtırıcı bir gerçek daha var. Geleneksel inanışa göre yalancıların göz temasından kaçan kişiler olduğu sonucuna varabilirsiniz. Ancak psikolojik araştırmalar bunun doğru olmadığını ya da en azından herkes için güvenilir bir işaret olmadığını keşfetti. Bu araştırmaya göre, yalancılar söyledikleri yalanlara inanıp inanmadığınızı görmek için yüzünüzü normalden daha uzun süre izlemek istiyorlar ve bu sebeple sizinle olağan hallerinden daha fazla göz teması kuruyorlar. Göz temasından kaçınan kişiler daha çok bir şeyler saklamak isteyen kişilerken, yalan söyleyen kişiler tam tersi olarak uzun uzun göz temasında kalabiliyor.

Ekleyen Can Eren

Can Eren

Kendime düşünceler.

Yorumlar