Kapana Kısılmış Hissettiğinizde Düşünmeniz Gereken 7 Şey

battaniye

İçimizde harekete geçmek isteyen, maceracı, vaktini boşa harcamak istemeyen, canlı ve mutlu olmak isteyen, motivasyonu tam bir taraf varken, diğer yanımız nereden başlayacağını bilmiyor, kararsız, endişeli, önyargılı ve yeni başlangıçlar yapmak için güçsüz hissediyor.

sabah

Bu hepimizin başına gelen bir durum. Bu kapana kısılmış gibi hissettiren sıkışıklıktan kurtulmak için iyi haber: bunu düşünceleriniz ve inançlarınızla yaratıyorsunuz. Bu “sıkışmış” hissettiren düşüncelerden kurtulmaya onları değiştirmekle ve kendinize inanmakla başlamalısınız. Bu yazıda bu durumla baş etmek için inanmanız gerekenlerden bahsedeceğim.

1.”Her şey hakkında bilgi sahibi olmak zorunda değilim.”

kadin

Bir karar vermeden önce bunu enine boyuna düşünmek doğru bir davranış olabilir. Fakat bu düşünme işlemi her konuda sizi bilgi toplamaya ve detayları kontrol etmeye iterse, yani bir alışkanlık haline gelirse takıntılı biri haline gelecek ve sürekli kendinizi düşünürken bulacaksınız. Beyniniz yorulacak ve hatta belki de yaptığınız işlere odaklanamayacaksınız.

Her şeyi tam olarak incelemek ve bilmek zorunda değilsiniz. Hayatta her zaman bilinmeyenlerle baş başa kalacaksınız. Kafanızı sürekli bunun üzerine yormak sizi takıntılı biri haline getirebilir. Gerektiği kadar düşünmek ve gerisini hayata bırakmak en sağlıklı yoldur.

2.”Sezgilerime güveniyorum.”

adam

İçinizdeki sese güvenin. Ama her sese değil. Sizin moralinizi bozacak düşüncelerden kurtulmak için sizi aşağıya çekecek sesleri duymamalısınız. Motivasyonunuzu arttırcak, kendinize olan güveninizi destekleyecek olan iç sesinizi duymaya çalışın. Bunu deneyerek alıştırmalar yaparsanız hangi sese güvenmeniz gerektiğine ilerleyen süreçte daha çok emin olacaksınız.

Bazense iç seslerinizin birbirine karıştığını hissedebilirsiniz. O zaman sizin için en ağır basan tarafınızın sesini dinlemelisiniz. Sezgileriniz sizi istediğiniz şekilde yönlendirecektir. Sadece kendinizi sakince akışına bırakın.

3.”Bunu aşabilirim.”

tirmanma

Kafanızın içinde sıkışıp kaldığınızda etrafınızda göreceğiniz tek şey duvarlarınızdır. Hangi yöne dönerseniz dönün bir çıkış yolu bulamazsınız. Duvarları aşmaya çalıştıkça daha çok hayal kırıklığına uğradığınız zamanlar olur. İllüzyonlarınızın içinde kaybolursunuz.

İçinde bulunduğunuz koşullar sayesinde aslında kendinizi bulmak çok kolaydır. Belki zayıf, küçük olduğunuzu ve yeterince iyi olmadığınızı düşünüyorsunuz.

eğitim

Gerçek olan şu ki öyle değilsiniz. Bu durumları aşabilecek yetiye hepimiz sahibiz. Sadece kendine inananlar bu yetiyi kolayca kullanabiliyor. Bu aşılması zorlu görünen sahte duvarları aşmak için içinizdeki güce, benliğinize, deneyimlerinize, en önemlisi kendinize güvenmeniz gerekiyor. Her şey zor değil mi? Hayatta hep zorlu parkurları aşmak zorunda kalacaksınız. Yolda öylece bekleyemezsiniz. Tek yapmanız gereken harekete geçmek. Harekete geçmek için yeterince güce sahipsiniz. Neden bekliyorsunuz? O duvarların gerçek olmadığını, bunu kendinizin yarattığını, o sis duvarlarının ardında uçsuz bucaksız bir orman olduğunu görmelisiniz.

4.”Her adımım doğru olmak zorunda değil.”

gunes-isigi

Başarılı olmazsanız alt üst olacağınıza inandınız. Başarılı olmak zorunda hissettiren bu baskı, atacağınız her adımın doğru olmak zorunda olduğunu söyledi. Sürekli endişeli ve şüpheci oldunuz. Çünkü atacağınız her bir adım doğru olmalıydı.

Fakat “doğru yol” diye bir şey yok. Frank Sinatra’nın şarkısındaki gibi, sadece “benim yolum” var. Kendinizi doğru adımı atmak zorunda hissetmek yerine sizin yolunuza sizi hangi adımlar götürecekse adımlarınızı o yönde kullanmalısınız. Ne olursa olsun her zaman sizin için en iyi adımı atacağınıza inanmanın nesi kötü? Eğer işler ters giderse en azından inanmıştınız, günlerinizi endişe ederek harcamadığınızı düşünün. Hayat çok kısa.

5.”En doğru kararı vereceğim.”

sonbahar

En çok karar verirken, ikilemdeyken kendimizi sıkışmış hissederiz. Bazılarımız bunu ölüm kalım meselesi olarak görürler. Kararsız insanlar içinse bu gerçekten böyledir. Kendi içinizde çatışmak, stres yapmanıza sebep olacak ve böyle olduğunda doğru kararı vermek de zorlaşacak.

Fakat karar vermek drama haline getirilecek bir durum değildir. Kararlarınıza korkuyla bakmayı bırakın. 2 yol da sizi mutlaka bir yere götürecek. Kafanızı susturun ve içinizdeki doğru sese kulak verin. Adım atın, topuğunuzla durduğunuz yeri kazmayı bırakın.

6.”Kabulleniyorum.”

kahve

Kapana kısılmış hissettiğiniz için kendinizi mi suçluyorsunuz? Harekete geçemediğiniz için yetersiz mi hissediyorsunuz? Belki de istediğiniz olmadığı için diğer insanları suçluyorsunuz?

Ne kadar direnirseniz direnin, hayatın manevraları bitmeyecek ve hep dolambaçlı yollarla karşılaşacaksınız. Bu herkes için böyledir. Olumlamalar ve pozitif düşüncelere inanmanın sizi kandırdığını düşünüyorsanız bundan vazgeçin. Çünkü zorlu koşullar bitmeyecek. Siz hep kendinizi ve etrafınızdakileri mi suçlayacaksınız? Hep yetersiz ve mutsuz mu hissedeceksiniz? Bu durumları yargılamak yerine kabul etmeyi seçin. Sonsuz bir mutsuzluğa kendinizi hapsedemezsiniz.

7.”Yardım istemek beni değersiz yapmaz.”

arkadaslar

Problemlerinizi her zaman kendiniz halletmek zorunda değilsiniz. Biraz yardım istemek kimseyi küçültmez, yardım edenleri yüceltmeyeceği gibi. Utanmanız ve yetersiz hissetmenize gerek yok. Etrafınıza baktığınızda herkes çok mutlu, hayatı yolunda gidiyormuş gibi görünebilir. Sadece siz alt üst olmuşsunuz gibi hissedebilirsiniz. Fakat onların da problemleri var. Sadece kafalarında neler olduğunu göremezsiniz.

Elinizde bir tabak makarna olduğunda İtalyan olmadığınız gibi, yardım isterseniz de zayıf olmazsınız. Yardım isteyen her zaman siz olmayacaksınız, gün geldiğinde yardım eden de olacaksınız. Kurulan bağlar sayesinde bazen ayağa kalmamız daha kolay olur. Sadece izin verin. Yalnız olmak zorunda değilsiniz.

 

Ekleyen Ecem Bayır

Ecem Bayır

En sevdiğim kişi benim.

Yorumlar