Ölmek Üzere Olan 24 Yaşındaki Bu Gencin Son Mektubunu İyi Okuyun

olen-genc-adam

Sonunuzun yaklaştığını bilseydiniz, ne yapardınız?

Birçoğumuz hayatı otomatiğe bağlamış gibi yaşıyoruz. Aslında yaşamıyoruz sadece var oluyoruz. Dışarıdan her ne kadar dolu görünsekte, aslında içimizde bomboşuz. Geceleri aslında hiçbir önemi olmayan şeyler için uykularımızı kaçırıyoruz.

depresyon

Neden bunu kendimize yapıyoruz?

Hepimiz aynı gemideyiz.  Hayatta yaptığımız seçimler aslında bizim karakterimizi ve varoluş çabamızı göstermekten öteye gidemiyor. Bunlara ek olarak tecrübelerimiz ve seçimlerimiz, iç dünyamızı keşfetmek yerine, paranın ve yüksek bir mevkinin peşinden koşma yönünde oluyor.

Hepimiz eve döneceğimiz saat için geri sayım yapıyoruz. Eve geliyoruz dinleniyoruz ve aynı şeyi tekrarlıyoruz.. Her gün yeni bir şeyi yakalamak için uyanıyoruz fakat yakalamaya çalıştığımız şeyin bize gerçekten mutluluk getirip getirmeyeceğini sormuyoruz bile. Her gün yaptıklarınız hakkında böylesine detaylıca düşünmek size şuan önemli gelmeyebilir. Fakat belki de, ölmek üzerine olan 24 yaşındaki bir gencin tavsiyelerine ayıracak üç beş dakikanız vardır;

erkek

 

“Henüz 24 yaşındayım fakat giyeceğim son kravatı seçtim bile… Bu kravatı birkaç ay sonra cenazem de giyeceğim. Takımımla pek uyumlu olmasa da, ortam için fazlasıyla uygun.

Kanser teşhisi o kadar geç konuldu ki yaşamak için küçükte olsa bir umut beslemeyedim. Ancak bence en önemlisi dünyayı az da olsa ona bir katkı sağlayarak terk ettiğinizden emin olmanızdır. Hayatımı nasıl yaşadığımın hiçbir önemi yok çünkü ben bu dünyayı anlamlı bir şekilde yaşayabilen şanslılardan biri yani sizlerden biri! olamadım…

 

 

Cenazemde giyeceğim kravat
Cenazemde giyeceğim kravat

Ne kadar az vaktimin kaldığını öğrenmeden öncesinde öylesine boş şeylerle, kişilere saatlerimi, günlerimi ve hatta yıllarımı harcamışım ki, “keşke 6 ayım daha olsaydı!” diye sitem ederken, eski aptal halime hayret ediyorum… Şu anda benim için nelerin önemli olduğunu artık biliyorum. Ancak sorun şu ki, aynı zamanda da ölüyorum… Bu yüzden bencil bir şekilde yazıyorum. Fark ettiklerimi yazarak hayatıma, belki de, bu satırları okuyacak birileri olursa onların hayatına anlam katmak istiyorum;

adam

– Sevmediğiniz bir iş için vakit harcamayı bırakın artık… Sevmediğiniz bir işte başarılı olmanız imkansızdır. Ancak sevdiğiniz işi yaparsanız tutkulu, kararlı ve sabırlı olabilirsiniz.

– İnsanların fikirlerini önemsemeyi bırakın! Güçsüzlükten ve sizi durduran meselelerden korkun. Eğer kendinizi kaptırırsanız elinizdeki her şeyi kaybedersiniz ve kendinizi kabuğunuzun içinde bulursunuz. İç sesinizi dinleyin. Bugüne kadar “efsane” olarak nitelendirilen tüm insanların ısrarla bunu söylemesinin bir sebebi var. Ne yazık ki onları ölüm döşeğindeyken anlayabiliyorum…

– Etrafınızda sizi koşulsuz seven insanların kıymetini bilin. Aileniz size sonsuz güç verecektir ve sizi hiçbir koşul gözetmeden sevecek insanlar onlardır. Bu yüzden onları önemseyin.

Bu basit tespitlerin bana neler ifade ettiklerini anlatmam mümkün değildir. Fakat umarım zamanın değerini anlayan birisinin tespitlerini dikkate alırsınız.

mutlu

Ailenizi ve “gerçek” arkadaşlarınızı ihmal etmeyin. Onlarla geçireceğiniz zaman çok değerli.

Kalan son zamanımı bir odada kapalı şekilde geçirdiğim için mutsuz değilim… Sadece dışarıda ki birçok güzel şeyi tekrar göremeyeceğim için üzgünüm.

Ölümün farkına varmadan önce vücudumuza ve sağlığımıza inanılmaz önem veriyoruz. Ancak aslında baktığımız zaman vücudumuz duygularımızı, karakterimizi, düşüncelerimizi ve iç dünyamızı taşıyan basit bir kutudan ibaret. Önemli olan şey bu basit kutudan fark yaratabilecek ya da diğer insanların hayatına dokunabilecek bir şeyler çıkarabilmek.

dusunen-genc-adam

Hepimizin potansiyeli var fakat bunu keşfetmek için nedense hiçbir zaman yeterli zamanımız olmadığında şikayet edip duruyoruz. Gerçek şu ki, benim gerçekten zamanım yok… Üzgünüm ama bu böyle. Peki ama, sizin bahaneniz ne?

Yeteri kadar yiyeceği sağladığınız güvenli işinize gidip gelerek bu dünyadaki yaşamınızı sürdürebilirsiniz. Diğer bir seçenek olarak ise inandığınız şeyler için mücadele verip hayatınıza anlam katabilirsiniz! İnanın hayat sadece ama sadece seçimlerden ibaret… Umarım doğru bir seçim yaparsınız…

dusunen-kiz

Bu dünyaya bir imza bırak. Senin için anlamlı bir hayat nasıl olacaksa o şekilde yaşa. Şuan farkındayım ki, terk etmek üzere olduğum bu dünya her şeyin mümkün olduğu bir oyun alanı… Fakat biz sonsuza kadar bu alanda yer almayacağız. Hayatımız bu dünyada yer alan kısa bir parıltı sadece. Bu parıltı hızlıca bizim bilmediğimiz bir dünyaya uçup gidecek. Burdaki zamanınızı tutkuyla geçirin. Bu zamanı ilginç kılın. Anlamlı kılın! “

Ekleyen Ebru Kabacık

Ebru Kabacık

Half time writer. Traveler. Comparative lit student.

Yorumlar