Üçüncü Gözünüzü Açın: Epifiz Bezi Ve Hakkında Saklanan Gerçekler

ucuncu-goz-epifiz-bezi

Beynimizin çok az bilinen bir kısmı vardır. Pineal(kozalaksı) bezi olarak adlandırılan bu kısım üçüncü gözümüz olarak da bilinir. Aynı zamanda epifiz bezi olarakta bilinir. İsminden de anlayacağımız üzere kozalak şeklindedir. Bİrbirinden bağımsız birçok farklı kültürde kozalağın kendini bir şekilde göstermesi tesadüfi bir olay değildir…

kozalak

Beynimizin bu minik kozalak şekilli kısmı, serotonin(mutluluk hormonu) ve ikincil olarak da melatonin hormonu üretmekle görevlidir. Bu hormonlar da uyku düzenimizi ve mevsimsel işlevlerimizi etkiler. Epifiz bezi beynimizin merkezinin yakınlarında bulunur ve beynin iki lobunun arasında yer alır. Aşağıdaki görselde meşhur “herşeyi gören göze” ilham olmuş olan Horus’un Gözü de aslında epifiz bezini işaret etmektedir.

epifiz-bezi-horus-gozu
Solda Horus’un Gözü – Sağda beynin yan kesiti

İnsanların epifiz bezi hakkında pek fazla bilgi sahibi olamamasının bir sebebi vardır. Bazıları bunu bir komplo teorisi olarak nitelendirse de, epifiz bezinin insanın algı boyutunu tamamen farklı kılacak güce sahip olduğu birçok kişi tarafından düşünülmekte. Bu bez hakkında çok az şey biliyor olmamzı kısaca, zengin ve nüfuslu elit grupların, normal halkın bu bezin sahip olduğu büyük potansiyeli ortaya çıkarmasından korkuyor oluşuyla açıklayabiliriz. Kısacası normal halkın karanlıkta kalmasını istiyorlar.

epifiz-bezi-ucuncu-goz

Buradan sonraki görüşlere katılıp katılmamak sizin tercihinize kalmıştır. Ancak konuyla ilgilenen birçok kişiye göre epifiz bezi özünde insanlar için fiziksel ve ruhsal dünyanın arasındaki kapıdır. Aktif hale getirildiğinde, zindelik hissi ve teklik bilinci kişilerin zihnini doldurur, her şeyin farkında olma hissi verir. Bir insan bu aktifliğe yoga, meditasyon ve diğer farklı trans metotlarıyla da ulaşabilir.

ucuncu-goz-pineal-gland-resmi

Beyninizin bu kısmını nasıl aktif hale getirebileceğinizi öğrendiğinizde astral seyahat veya sizi diğer boyutlara taşıyan uzaktan görüş yeteneğine sahip hale gelirsiniz. Hatta kimilerine göre eski metotlar ve ileri seviye egzersizler yoluyla fiziksel dünyada bir insan başka bir insanın düşüncelerini ve hareketlerini bile kontrol edebilir.

ucuncu-gozunuzu-acin

Bu gibi şeyler size imkânsızmış gibi gelebilir ancak çeşitli organizasyonların yanı sıra birçok devlet de bu etkileri uzun süredir araştırıyor. Ancak edinilen bilgiler hakkında pek açıklama yapılmıyor ve halktan saklı tutuluyor. Modern toplumların çoğu epifiz bezimizi aktif hale getirmemizi kısıtlayacak şekilde tasarlanmıştır. Etken kısıtlayıcı faktörlerden biri sodyum florür tüketimidir. Sodyum florürü de çoğu insan günlük su tüketimiyle vücuda alır. Epifiz bezi vücudumuza giren sodyum florürün büyük bir kısmını absorbe eder. Bu da vücuttaki hormonal süreçlerin dengesini sağlamayı bozarak epifiz bezinin salgı seviyesini düşürür.

ucuncu-gozu-acmak

ABD’de yapılan araştırmalar su kaynağının %90’ının florür ve diğer bileşenleri içerdiğini göstermiştir. Marketlerden aldığımız su filtreleri bile florürü tamamıyla filtreleyemez. Bununla mücadele etmenin bir yolu çeşme suyunu arıtma veya suyu damıtmadır. Ayrıca diş macunlarının büyük çoğunluğu florür içerir ve diş fırçalamanın önemi küçük yaşlardan itibaren tüm nesillere tembihlenmektedir. Diş macunlarının üzerindeki florürlü ifadesini sizde büyük ihtimalle, iyi birşey olarak algıladınız. Ancak gerçek şu ki, bu aslında bir uyarı manası taşımaktadır…

pineal-gland-ucuncu-goz

 

Çoğunuz bunu bir komplo teorisi olarak düşünebilirsiniz ancak kimse insanların gerçeklik algısı ile ruhsallığının arasındaki bu kopukluğu engelleyemez. İnsanlar fiziksel dünyanın düşünme şekliyle büyülenir ki bu düşünme şekli ‘’insan bedeni kısıtlı bir süreliğine buradadır’’ düşüncesidir. Sadece zihnimizi açabilirsek epifiz bezimizin de yardımıyla geçici insanlık tecrübelerine sahip sonsuz birer enerji olduğumuzu anlardık. Dünya uyanıyor ve birçoğumuz sahip olduğumuz güçleri yeni yeni keşfetmeye ve anlamaya başlıyoruz.

Yorumlar