Vazgeçilemeyen Senaryolardan Biri: Türk Dizilerindeki Manasız Aşırı Zenginlik

turk-dizilerindeki-zenginlik-1

Son yıllarda yapılmış çok sayıda Türk yapımı dizilerde görülen abartılı zenginlik dikkat çekiyor. Mutlaka bir holding, bir şirket, bir yalı veya çiftlik gibi ortamlarda geçen diziler insana herkes mi zengin arkadaş? dedirten cinsten. İnternette bu konu ile alakalı yapılan bazı yorumlarda artık  insanların yavaş yavaş bu mevzuya takılmaya başladıklarını gösteriyor;

kozcuoglu-holding

“En son ne zaman karakterleri arasında çok zengin olmayan bir türk dizisi izledim bilmiyorum. Aslında bir anlamda artık sefillikten bıktığımız için, televizyonda da sefillik görmek istemiyor olabiliriz. Ancak çok büyük maddi sorunlara girmeden de orta halli insanların hikayeleri anlatılabilir. Memuru, öğretmeni anlatan dizi kalmadı, doktor dizisi izliyorsun, doktorlardan en az birinin özel hastanesi var. Okullu dizi desek, dizi mutlaka özel okuldaki şımarık zengin çocukları üzerinden dönüyor. Bir Hayat Bilgisi’ndeki Afet öğretmen tadı yakalayamıyoruz.

hayat-bilgisi

Veya kahveciyi, beyaz eşya satıcısını, eczacıyı görebildiğimiz Süper Baba,

super-baba
ya da fırıncının ailesini, kızlarını izlediğimiz Ekmek Teknesi yok.

ekmek-teknesi

Mesela hayvanlı diziler vardı eskiden. Evcil hayvan beslemeyi falan özendirirdi. Şimdi dizilerde evcil hayvan bile kalmadı. Olsa bile süs eşyası konumundalar eski dizilerde karakter oyuncusu misali ailenin birer bireyi gibiydiler. Yeri gelir diğer karakterlerle aynı masada otururlardı.
tatli-kaciklar-cango

Ya da hepsini geçelim, fakir-orta halli adam dizisi çekiliyor, mekan Kurtuluş, Bomonti ya da o anlatılan hikayedeki adamın asla oturamayacağı bir semt. Hikayede “beş kuruşu yok” diye göze sokulan karakter, kirası en az 3000 lira olan evlerde yaşıyor, taksilerden inmiyor. Nedense Türk senaristlerinin fakirlik anlayışı karaktere kötü kalite telefon kullandırtmaktan öteye gidemiyor. Hatta bu konuda karakterin fakirliğini vurgulamak adına bazen öyle saçmalıyorlar ki, 100 liraya dahi akıllı telefon alınabilen şu günlerde karakterlere eski tip Nokia, Siemens telefon kullandırtıyorlar. Tam bir vur dedik öldürdün örneği…

nokia-5110

Ben artık kendi çevremdeki insanların hayatını dizilerde görmek istiyorum şahsen. Dizilerde kitap okuyan insan görmek istiyorum. Dekorasyon da olsa kitaplığı olan evler görmek istiyorum. Sokak hayvanlarına yemek veren, başını okşayan karakterler görmek istiyorum.

sokak-hayvani

Şu topluma herhangi bir katkısı olacak karakterler görmek istiyorum. Kadın karakterlerin zayıf bir şekilde resmedilip, “zengin kocaya kapağı atmak” için kendilerini yırttıkları, ya da kendilerini bu hayattan çekip alacak holding sahibi yakışıklı patron kovaladıkları akıl yoksunu diziler görmek istemiyorum…

Ekleyen cannov

cannov

Kendime Düşünceler.

Yorumlar