Yaşama Sevincinize Mani Olan 6 Zihinsel Tuzak

man

“Umudumu yitirdim artık. Kendi kendimi boş yere külfet ve zahmete sokacak kadar işe yaramazım. Hayatımda hiçbir şey iyi gitmeyecek- herkes benden çok daha iyi durumda- ben asla istediğim gibi olamayacağım! Birileri beni sevsin istiyorum artık ama sevilecek ne yanım var ki?!” Bu cümleler size bir yerden tanıdık geldi mi? Etrafınızdaki insanlardan veya kendinizden duymaya alıştığınız bu sözler aslında çoğu insanın ağzından dökülen yakarışların ta kendisi…

düşünmek

Zihninizde kurulu belli bir döngüyle harekete geçen paslı ve dişli bir tuzak olduğunu ve bu tuzağın her yakalanışınızda, sizi umutsuzluğa ve acı çekmeye sürüklediğini düşünün. Bu kapanlar çoğu insanın zihninde o kadar derine yerleşirler ki, her seferinde kurban olan insan, çektiği onca acıya ve umutsuzluğa rağmen zihnini yoklamaz ve bu tuzağın farkına varamaz.

gunes

Bu algısal hatalara ilişkin olarak farkına varmamız gereken en önemli şey, bu tuzakları dünyayla ve kendimizle olan ilişkimize dahil etmemiz gerektiğidir. Çünkü zihnimizin içinde bir tuzakla yaşamak bir yalanı yaşamaya benzer. Algınız, gerçekdışı ve garip düşüncelere girmenize sebep olan melankolik bir takım olumsuzluklar silsilesiyle kirletilir. Ancak bunun üstesinden gelmek için zihnimizi sürekli uyanık tutmalı ve psikolojide  “İç Gözlem” dediğimiz yani; “Bireyin kendini incelemesi ve bir olay ya da etki karşısında kendi hissettiklerini , aklına gelenleri dile getirmesi ve bunları anlatması” olarak yorumlanabilen bu yöntemi uygulamalıyız.

İşte o zihinsel tuzaklar;

1.) Varsayımlar

Öncelikle varsayımlar kendiniz ve başkaları hakkında olabilir. Ancak, kanıtınız olmadan bir şeyin doğru olduğunu düşünmeniz ve sürekli ihtimaller getirerek varsayımlarda bulunmanız pek de doğru bir yöntem olmayabilir. Örneğin;” Erkek arkadaşım\ kız arkadaşım bana bu şekilde davranıyor, ya beni aldatıyorsa?, ya artık beni sevmiyorsa?, ya artık beni beğenmiyorsa?”, “ İnsanlar ya benim aptal, başarısız, çirkin biri olduğumu düşünüyorsa….”, “ Hep aynı hataları yapıyorum acaba yeteneğim mi yok?”

ask

Okuduğunuz bu zihinsel tuzak örneklerini hatırlayabildiniz mi?

Bu davranış hayatınızı karartıyor çünkü, kendi içinizde sürekli gereksiz duygusal ve zihinsel bir acı yaratıyorsunuz. Özellikle, varsayımların en kötüsüne daldığınızda, başkaları hakkında çok yanlış yargılara varabiliyorsunuz. İşte bu yüzden, sevdiğiniz ve değer verdiğiniz insanlarla olan ilişkileriniz çok ciddi hasara uğruyor ve hatta tamamen bitiyor…

2) İnançlar

İnanç konusundaki zihinsel tuzaklar şöyle işler; kendimizi doğru olmayan bir şeyin doğru olduğuna ikna etmek ve sonucunda buna inanmak. Zihinsel inançlar ise aşırıya kaçabilir. Örneğin; “Asla toplum içinde düzgün konuşamayacağım.”, “ İnsanlar hep bana tuhaf tuhaf bakıyorlar.” Kendinizi ikna ettiğiniz ve inandığınız bu tarz durumları yaşıyorsanız, bir zihinsel tuzağa yakalanmışsınızdır.

running-man

Bu tuzaklar o kadar köklü ve derindedirlerdir ki, bilincinizi oyuna getirirler; “Çok çirkinim, güzel olan hiçbir yanım yok. Ben bu görüntüdeyken benimle kim evlenmek ister ki zaten?! Evde kaldım.” gibi kendinizi kaptırdığınız bu asılsız inançlar hayatınızı mahvediyor. Bir şeye körü körüne bağlanmak ve sorgusuz inanmak bireyi kör ettiği gibi, çok yoğun etki altına alır. Kendinizi ne kadar ikna ederseniz, o kadar inanırsınız dolayısıyla; hayatınız, psikolojiniz, ilişkileriniz bu oranda çok olumsuz etkilenir. Bir bakmışsınız, kısıtlanmış ve yıkık bir hayatı tercih edip, yaşayamadıklarınızla dolu renkli hatıraları reddetmişsiniz…

3) Karşılaştırmalar

Bu durum kendinizle, başkaları arasında sürdürdüğünüz bir tuzak modelidir. Örneğin; “ Arkadaşım benden çok daha zeki ve başarılı.” Karşılaştırma yapmak, aynı zamanda ideallerimizi belirlerken başvurabileceğimiz bir yol olabilir ki bu zamanla kendimizle olan ilişkimizi kötü bir biçimde etkileyebilir; “ 50 kilo olmam lazım. Bak şu arkadaşım 50 kilo çok fit görünüyor.”, “ Dudaklarım biraz daha dolgun olsaydı daha güzel olurdum. Mesela şu oyuncunun dudakları gibi yaptırsam fena olmaz.”

 

Memnuniyetsizlik karşılaştırmaları doğurur. Diğer insanlardan daha güzel, daha başarılı, daha ideal ve üstün olmak istiyoruz değil mi? İşte bu yüzden sürekli yarış halindeyiz ve başka insanları ve fikirleri başarı ölçütü olarak kullanıyoruz.

girl-

Bu davranış hayatımızı alt üst ediyor. Çünkü, ne kadar karşılaştırma yapıyorsak o kadar kıskanç ve haset bireyler haline geliyoruz. Bununla kalmıyor üstüne üstlük sinir, hayal kırıklığı ve öfkeye kapılıyoruz. Bu da, çevremizle olan ilişkilerimiz üzerinde baskı oluşturup küslüklere sebep oluyor.

4) Arzular

Sahip olmadığınız bir şeyi arzu edebilirsiniz. Ancak bunu memnuniyetsizlikten, hoşnutsuzluktan ve yoksunluktan yapmak bir zihinsel tuzaktır. “Param var ama yeterince değil.”, “Evliyim ve mutluyum ama başkalarıyla da birliktelik kurmak istiyorum.”, “ Seviliyorum ama yetinmiyorum. Şu arkadaşımı sevgilisi çok seviyor. Ben de o şekilde hediyelere ve ilgiye boğulmak istiyorum.”

bagimsizlik

Arzular da karşılaştırmaların sonucunda bizim üzerimizde hakimiyet kurabilirler. Daha iyisini ve daha fazlasını arzuluyoruz çünkü başkalarında görüyoruz. Bazı inançlara göre, arzular ve acılar eştir. Çünkü arzu şehvet ile sonuçlanır, şehvet ise aşırılık ve takıntı olarak açığa çıkar. Nihai sonuç ise acıdır. Dünyada işlenen suçları bir düşünün; hırsızlık, cinayet, tecavüz, aldatma. Bütün bunlar arzunun eseridir. Sahip olamadığımız için arzu edersek durum acı ve hüsranla sonuçlanabilir.

5) Beklentiler

Psikolojide “belirli bir olayın baş göstereceğinin sezinlenmesi sonucu ortaya çıkan ve canlıyı belirli bir dizi hareketlere hazırlayan coşkusal gerilim” olarak tanımlanan beklentiler, sabit fikirli ve esnetilemez düşünceleri açığa çıkaran aklımızın bizi bir tür kargaşaya sürüklediği durumlar olabilirler. Örneğin; duygusal hisler beslediğiniz biri hakkında “ bana kibar ve sevgi dolu davranacak” şeklinde bir beklentiye girdiğinizde ve aslında beklentinizin tam tersi bir durumla karşı karşıya kaldığınızda, aniden beklentileriniz tarafından hayal kırıklığına uğrayabilir ve üzülebilirsiniz.

yalniz adam

Beklentiye girmek, güvenlik arayışında olduğunuzu gösterebilir. Bununla birlikte, kendiniz hakkında da olumsuz beklentiler içine girebilirsiniz. Örneğin, ilk buluşmaya erken gittiniz ve heyecanla partnerinizi  bekliyorsunuz içinizden konuşma provası yapıyorsunuz ve durmadan tuhaf bir şey söyleyip rezil olacağınız beklentisine giriyorsunuz veya tokalaşırken avuç içlerinizin terli olabilme ihtimalini düşünüyorsunuz vb… Bu sırada girdiğiniz beklentiler sonucu yaşadığınız stres sizi tam da korktuğunuz durumun içine sürüklüyor ve bu ihtimaller gerçeğe dönüşüyor…

gozlemlemek

Beklentiler hayatınızı kötü etkileyebilir çünkü özellikle başka insanlardan göreceğiniz belirli bir takım davranışın beklentisine girmeniz hayal kırıklığı, karmaşa, öfke gibi zararlı duygulara yol açabilir. Ayrıca, ilişkiniz varsa partnerinizden sürekli bir şeyler beklemeniz ilişki üzerinde bir baskıya yol açabilir. Çünkü beklentiler iyi veya kötü de olsa bir olayın sonucunu manipüle ediyor. Kendinize  “Bu işi yaparsam çok yorulacağım.” Derseniz, %99 ihtimalle yorulacaksınız! Bu yüzden zihninizi önyargılardan arındırın deriz…

6) İdealler

İdealler mükemmeliyetçilikten doğar. Dahası, aşırı olan tarafı; gerçek olma ihtimali olmayan hedefler biçiminde kişinin hayatına damga vurmalarıdır. Mesela; siyahi birinin bembeyaz bir ten rengi için çabalaması ve bu yönde kendisine zihinsel ve fiziksel olarak zarar vermesi, ideallerin bireyin zihninde kurabileceği tuzağa örnektir. Gerçekleşmesi imkansız idealler size zarar verir çünkü bağlı olduğunuz bu idealler sizi baskı altında tutar ve kaygı problemlerine sürükler.

kadin

Kendi idealleriniz ve gerçeklik arasında bir dengesizlik gördüğünüzde ve bunun bilincine vardığınızda memnuniyetsizlik ve acı sizi tutsak eder ve hayat neşenizi kaybedersiniz.Fazla mükemmeliyetçi ve idealist bireyler, hoşnut olması zor kişilerdir. Aynı zamanda, bir hayat paylaşması da bu kişilerle çok zordur. Bu nedenle, zorlayıcı idealler ilişkileri de çok olumsuz etkileyebilir…

 

KAYNAK

Sevde Çakmak

Sevde Çakmak

Çevirmen, Yazar at filoji.com
Mütercim Tercümanlık öğrencisi. Dolunay doğumlu. Mistisizm olsun gizli ilim ve spiritüelliğe dair ne varsa baya sever keşke müneccim tercüman olsaymış lakin olamamış. Çevirir, yazar vesselam.
Sevde Çakmak

Ekleyen Sevde Çakmak

Mütercim Tercümanlık öğrencisi. Dolunay doğumlu. Mistisizm olsun gizli ilim ve spiritüelliğe dair ne varsa baya sever keşke müneccim tercüman olsaymış lakin olamamış. Çevirir, yazar vesselam.

Yorumlar